Ekonomi
12.01.2016 11:45

KHAS Türkiye Sosyal-Siyasal Eğilimler Araştırması: Halk başkanlık istemiyor

Kadir Has Üniversitesi tarafından her yıl Aralık ayında gerçekleştirilen, “Türkiye Sosyal-Siyasal Eğilimler Araştırması” 2015 yılı sonuçları Türkiye’deki değişen kamuoyu nabzını ortaya koymaya devam etti. Araştırmaya göre Türkiye’de 2015 yılında halk en büyük sorun olarak terör ve işsizliği görürken, gündemdeki “başkanlık” tartışmalarında tavrını parlamenter demokrasi ve üniter devlet sisteminden yana koydu.


Kadir Has Üniversitesi’nin her yıl gerçekleştirdiği “Türkiye Sosyal Siyasal Eğilimler Araştırması”nın 2015 yılı sonuçları, 12 Ocak 2015 Salı günü Kadir Has Üniversitesi Cibali Kampüsü Fener Salonu’nda gerçekleştirilen, Kadir Has Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Aydın, İktisadi İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Osman Zaim ve İletişim Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Banu Baybars Hawks’ın katıldığı bir basın toplantısıyla paylaşıldı.

 

“Türkiye Sosyal-Siyasal Eğilimler Araştırması”, 9-17 Aralık 2015 tarihleri arasında Türkiye nüfusunun genel temsiliyetine sahip 26 kent merkezinde ikamet eden, 18 yaş ve üzeri 1.000 kişi ile yüz yüze olarak politika, ekonomik gelişmeler, toplumsal ilişkiler, Türkiye ve uluslararası gündem konularında soruları içeren anket ile gerçekleştirildi.

 

Terör en büyük sorun

Araştırma sonuçlarına göre halkın 2015 yılında Türkiye’nin en büyük sorunu olarak terörü gördüğü anlaşıldı. 2014 yılında terör için “Türkiye’nin en büyük sorunu” diyenlerin oranı yüzde 13,9 iken, 2015 yılında bu oranın yüzde 39,3 olarak gerçekleştiği görüldü. Yüzde 16,3 ile ikinci sırada gelen işsizliğin ise geçen yılın yüzde 33’lük oranının çok gerisinde kaldığı gözlendi.

 

Ekonominin gidişatı iyi değil

Araştırma sonuçlarına göre vatandaş ekonominin gidişatını iyi görmüyor. 2014 yılında “Son bir yılda ekonomik gelişmeler sizi nasıl etkiledi” sorusuna cevap verenlerin yüzde 45,3’ü “kötü” cevabını verirken, bu yıl bu oran yüzde 53,2’ye çıktı. Ekonomik olarak iyi durumda olduğunu söyleyenlerin oranı ise yüzde 5,3’de kaldı. Bu oran geçen yılki araştırmada yüzde 7,1 olarak gerçekleşmişti. Öte yandan ankete katılan deneklerin yüzde 67,4’ü Merkez Bankası’nın siyasetten bağımsız olması gerektiğini görüşünde.

 

“PKK ile mücadele başarısız”

Ankete göre halkın terör için çözüm önerisinde ise dengelenme gözleniyor. Geçtiğimiz yıl vatandaşa göre terör sorunu için en etkin yolun yüzde 39,2 ile askeri yöntemler olduğu ortaya konmuştu. Ancak bu yıl bu oranın yüzde 31,6’ya gerilediği gözlemlendi. Siyasi yöntemlerde ise oran değişmeyerek yüzde 30,9’da kaldı. Kültürel politikalar ve ekonomik önlemler seçeneklerinin ise geçen yıllara göre daha fazla öne çıkmaya başladığı gözlendi.

Hükümetin PKK ile mücadele performansının da sorgulandığı araştırmada deneklerin yüzde 45,8’inin hükümeti PKK ile mücadele konusunda başarısız bulduğu ortaya çıktı.

Öte yandan araştırma sonuçlarına göre halkın Türkiye’yi bölünme tehlikesi altında algılama durumunun da yükseldiği gözlendi. Buna göre “Sizce Türkiye bölünme tehlikesi altında mı?” sorusuna deneklerin yüzde 54,2’si “Evet” cevabı verdi. 2014 yılında bu oran yüzde 46,2 olarak gerçekleşmişti. Bu sonucun siyasi parti, bölgeler ve etnik kökene göre dağılımında ise, Türkiye’nin bölünme tehdidi altında olduğunun, Türkiye’nin yaklaşık olarak tamamında ortak algı olduğu gözlendi.

IŞİD’in halk tarafından terör örgütü olarak algılanması ve Türkiye için tehdit olarak görülmesinin de gerilediği gözlendi. Buna göre vatandaş 2014 yılında yüzde 93,2 oranında IŞİD’e terör örgütü derken, bu yıl bu oran yüzde 86,4 olarak gerçekleşti. IŞİD’in Türkiye için tehdit oluşturduğu algısı ise 2014 yılındaki yüzde 82,3’lük orandan yüzde 78’e geriledi. Vatandaş yüzde 54,1 ile IŞİD’e karşı doğrudan yoğun hava saldırılarının düzenlenmesi gerektiğini belirtirken, Diyarbakır, Suruç ve Ankara’da yaşanan patlamaların da tek başına IŞİD tarafından gerçekleştirdiği görüşünde. Bu yöndeki soruya deneklerin yüzde 45,1’i “Tek başına IŞİD yaptı” derken, yüzde 50,2 ise “Bu olayların sorumlusu IŞİD’dir” dedi.

Araştırmaya göre halkın Kürt sorunu konusunda hükümetin icraatlarını başarılı bulma oranında da yükseliş gözlendi. Geçen yıl bu oran yüzde 25 olarak gerçekleşirken bu yıl yüzde 29,9 oldu. Hükümetin Kürt sorununa yaklaşımını başarısız bulanların oranında ise düşüş gözlendi. Geçen yıl bu oran yüzde 47,7 olurken bu yıl yüzde 40’a geriledi. Bu yaklaşımı başarılı bulanlar yüzde 19,1 oranla “Çözüm süreci nedeniyle başarılı buluyorum” derken, başarısız bulanların neden olarak öne sürdüğü olgunun ise yüzde 36,8 ile “yıllardır terörün bitmemesi” olduğu görüldü.

 

HDP Kürtleri temsil ediyor mu? Kürtler bağımsızlık istiyor mu?

HDP ve PKK’nın Kürt halkını temsil edip etmediği sorusuna ise ankete katılan deneklerden yüzde 32,2’si HDP’nin Kürt halkını temsil ettiği cevabını verirken, temsil etmediğini düşünenlerin oranı ise yüzde 35,3 olarak gerçekleşti.

Vatandaş’ın PKK’nın Kürtleri temsiliyeti konusunda tavrı ise şöyle: Ankete katılanlardan yüzde 19,9’u PKK’nın Kürt halkını temsil ettiğini söylerken, yüzde 52’si ise temsil etmediğini ifade etti. Öte yandan anadilde eğitime evet diyenlerin oranı yüzde 52,8 olarak gerçekleşirken, Kürtler ile Türkleri birbirine bağlayan ana unsur yüzde 47 ile “Müslümanlık” olarak belirtildi. Çözüm sürecinin yeniden başlamasını isteyenlerin oranı ise yüzde 53 olarak gerçekleşti.

Ankete katılan deneklerin yüzde 64,6’sının üniter devletten yana olduğu gözlenirken, Kürtlerin istediği yönetim şeklinin ise yüzde 32,6 ile “Bağımsız Kürt devleti” olduğunun düşünüldüğü görüldü.

 

Herkes kendi partisini ve liderini başarılı buluyor

Araştırma vatandaşın kendi oy verdiği partiyi ve liderini başarılı bulduğunu ortaya koydu. Buna göre deneklerin yüzde 42,3’ü AK Parti’yi, yüzde 25,9’u CHP’yi, yüzde 13,5’i HDP’yi, yüzde 11,2’si de MHP’yi başarılı bulurken, oy verilen partilere göre bu soru sorulduğunda AK Parti seçmeni kendi partisini yüzde 65 oranında başarılı bulurken, bu oran MHP’de yüzde 56,3, CHP’de yüzde 45,6 ve HDP’de ise yüzde 43,2 olarak gerçekleşti. Liderlerin başarılı bulunma durumları ise; genelde yüzde 42,3 ile Ahmet Davutoğlu, yüzde 25,5 ile Kemal Kılıçdaroğlu, yüzde 14,9’la Selahattin Demirtaş, yüzde 10,9 ile Devlet Bahçeli’nin başarılı bulunduğu görüldü. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı başarılı bulanların oranı yüzde 43,6, başarısız bulanların oranı ise yüzde 40,7 olarak gerçekleşti. Başarısız bulanların oranının geçen yıl yüzde 35,9 olarak gerçekleşmesi bir diğer dikkat çeken unsur oldu.

 

Ordu yine en güvenilir kurum

Araştırma sonuçlarına göre Türk Silahlı Kuvvetleri yine vatandaşın en güvendiği kurum oldu. Ankete katılan deneklerin yüzde 62,4’ü TSK’yı başarılı bulurken, orduyu yüzde 51,9 ile polis teşkilatı ve yüzde 49,8 ile üniversiteler takip etti. En az güvenilen kurumlar ise yüzde 31,8 ile TBMM Başkanlığı, yüzde 27,8 ile medya ve yüzde 33,9 ile siyasi partiler oldu.

 

Beştepe'ye ve başkanlığa destek yok

Cumhurbaşkanlığı makamının Çankaya Köşkü’nden Beştepe’deki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne taşınmasının onaylanıp onaylanmadığına yönelik soruya, ankete katılanların yüzde 44’ü “onaylamıyorum” cevabını verdi.

Cumhurbaşkanının tarafsızlığı konusunda ise vatandaşın yüzde 75,4’ü cumhurbaşkanlığı makamının tarafsız olması gerektiği görüşünü ortaya koydu.

Ankette yer alan “Ülkenin yönetim tarzının nasıl olması gerektiğini düşünüyorsunuz” sorusuna ise halkın yüzde 68,9’unun “parlamenter demokrasi” cevabını verdiği gözlendi. Başkanlık sistemine olan destek ise, geçen yıla göre 10 puanlık artışa rağmen yüzde 22,1’de kaldı. Halkın başkanlık sistemini istememesinin nedeni ise yüzde 32,2 ile “kutuplaşmayı artırır” düşüncesi olarak öne çıktı. Bu düşünceyi yüzde 27,1 ile “tek adamlığa yol açar” görüşü izledi.

 

Paralel yapının varlığına inanç düştü

Halkın devlet içinde bir paralel yapılanmanın var olduğuna inancın gerilediği gözlemlenirken, devlet içinde paralel bir yapılanmanın var olduğuna inananların oranı yüzde 43,5 oldu. Hükümetin Paralel Yapı ile mücadelesini yeterli bulanların oranı yüzde 63 olurken, mücadele yöntemlerinin ise yüzde 73,8 ile onaylandığı görüldü.

 

AB’ne destek azalmaya devam etti

Halkın AB’yi destekleme oranı 2014’de yüzde 71,4 iken bu yıl yüzde 65,1’e geriledi. Türkiye’nin AB’ne üye olabileceğini düşünme oranında da 2015 yılında önemli düşüş gözlemlendi. Oran yüzde 45,1’den yüzde 38,3’e geriledi. Aynı şekilde Türkiye’nin NATO üyeliğinin devam etmesini destekleyenlerin oranı da 2014 yılında yüzde 76,2 iken 2015 yılında yüzde 69,5’e düştü.

 

Rusya en tehlikeli ülke

2011’den bu yana araştırmada Türkiye için en büyük tehlike oluşturan ülke İsrail çıkarken bu yıl Rusya Federasyonu yüzde 64,7 ile en tehlikeli ülke çıktı. ABD, Suriye ve İsrail ülkelerinin tehdit oluşturma oranları 2015 yılında düştü.

 

Hükümetin Suriye politikası başarısız

Hükümetin Suriye konusunda izlediği politikayı kesinlikle başarılı ve başarılı bulanların toplam oranı yüzde 29,5 iken başarısız ve kesinlikle başarısız bulanların oranı yüzde 50,3 oldu. Halkın görüşü yüzde 46,5 ile yine “tarafsız kalmak, herhangi bir müdahalede bulunmamak” oldu.

Araştırmada, Türkiye’nin mültecilere karşı izlemesi gereken politika sorgulandığında, halkın yüzde 56’sı mülteci alımına son verilmesi gerektiğini söyledi.

Halkın yüzde 78,5’i sınırları korumak amacı ile Türkiye’nin Suriye’de bir Rus uçağını düşürmesini desteklediklerini belirtti.

 

Türkiye iyi yönde değişiyor

Türkiye’de yaşanan değişimin de sorgulandığı araştırmada ankete katılanların yüzde 63,4’ü Türkiye’nin değişen bir ülke olduğunu belirtmiş ve 2014 yılı ile karşılaştırıldığında iyiye gittiğini düşünenlerin oranı yüzde 55,7’den yüzde 60,4’e yükseldi.

 

Mutluluk oranı düşüyor

Türkiye’de yaşamaktan duyulan memnuniyet sorgulandığında çok mutlu ve mutlu olanların oranı yüzde 60,7’den yüzde 48’e; mutsuz ve çok mutsuz olanların oranı ise yüzde 19,7’den yüzde 25,7’ye yükseldiği görüldü.

 

 

BKT 5. kez Yılın En İyi Bankası seçildi
SAP Türkiye'de bulut gelirlerinde büyümeyi sürdürüyor
Türkiye'nin ihracat ve turizm potansiyeli dünya basınında
Türkiye'de sanal para çağı başlıyor
  • ARAMA