Sektörel
10.01.2014 08:30

IBC SOLAR Türkiye Genel Müdürü Hayri Bali: "GES Konusunda Bilgi Fakiriyiz"

Konya bölgesi elektrik dağıtım şirketi MEDAŞ için kurduğu güneş enerjisi santralini, anlık verilerle, kurulduğu günden bu yana raporlayan IBC SOLAR Türkiye'nin Genel Müdürü Hayri Bali, güneş enerjisi sistemlerine dair bilinmeyenleri anlattı.


IBC SOLAR Türkiye, 2012 yılının Ağustos ayında Konya bölgesi elektrik dağıtım şirketi MEDAŞ için ilk kurduğu örnek güneş enerjisi santralinin (GES) üretimini tam 17 aydır anlık verilerle ölçüyor ve takip ediyor. IBC SOLAR Genel Müdürü Hayri Bali, bu verilere dayanarak net cümlelerle güneş enerjisine dair çarpıcı tespitlerde bulundu: “Biz Türkiye olarak GES uygulamaları konusunda gerçekten bilgi fakiriyiz ve bu durum potansiyel yatırımcıyı çekimser olmaya sürüklüyor. Piyasada tesis kurmaya hevesli çok firma var ama hiç biri yatırımcıyı gerçek ve tutarlı bilgi anlamında tatmin ve ikna edemiyor çünkü ellerinde daha önce kurdukları, sonuçlarını takip ettikleri, yatırımcıya sunabilecekleri yerel uygulama örnekleri yok. Bizim ise, elimizde bugün itibarı ile güneş enerjisinden 470 bin Kw/saat elektrik üretmiş bir örnek tesisimiz var.”

 

GES’in Önündeki Büyük Tehlike

Hayri Bali, ellerindeki veriler sayesinde potansiyel yatırımcılara sundukları fizibilite raporlarında net olabildiklerini belirtiyor: “GES konusunun ayağına zorla takılan çeşitli politik ve bürokratik engeller var. Bunlar, yatırımcının bu işten korkup vazgeçmesine ve eğer girecekse de en ucuza kaçmasına neden oluyor. Bu işte ehil olmayan, bu konuda gerekli eğitimi almamış, uygulama tecrübesi edinmemiş şahıs ve firmalar kulaktan dolma bilgiler ile yatırımcıyı aldatıyorlar. Çoğunlukla yatırımcıyı cezbedecek söylem aynı yanlış söylem olunca ve herkes bunu tekrar edince yanlışlar doğru olarak algılanmaya başlar. Bu durum ise GES yatırımları için en büyük tehlikeyi doğuruyor: Aldatılmış bir yatırımcının feryat figan ortalıkta gezip “Sakın GES işine girmeyin, ben girdim, pişman oldum” demesi, GES’in gelişmesindeki en büyük engel ve ayıp olacaktır.”

 

“Üretim Miktarı Konusunda Söz Veremeyiz”

Çok önemli bir detaya daha dikkat çeken Hayri Bali, ışınım miktarı garanti edilemediği için hiç kimsenin bir santralin ne kadar elektrik üreteceği konusunda garanti veremeyeceğini belirtiyor: “Kurduğumuz örnek tesis, 2012 yılının Eylül ayında 1.213 kWh elektrik üretmiş, 2013 yılının aynı ayında ise yaklaşık üretim 1.142 kWh. İkisi de Eylül ayı ve aynı mevsimde… Peki bu fark neden? Çünkü ışınım miktarının kontrolü bizim elimizde değil… Işınım miktarını, süresini ve kalitesini garanti edemezsiniz. Bugünkü şartlarda tesisin enerji üretim miktarı konusunda öngörüde bulunabiliriz fakat garanti vermemiz veya buna istinaden bir bağlantı yapmamız beklenemez. Bunu yaparım diyen de yatırımcıyı kandırıyordur. Peki ben neyin sözünü verebilirim? Anlaşılabilir bir dilde söylemek gerekirse, tesisin kurulumunda ben bulunduysam, en uygun ürünleri ben seçtiysem, planlamasını ben yaptıysam, tesisi kurduktan sonra bakımını ve onarımını da ben üstlendiysem, bu noktada, o tesisin, tesise giren ışınım miktarına doğru orantılı ve performans oranına bağlı olarak doğru kapasitede çalışmasının garantisini verebilirim.”

 

“Üretim Miktarı” değil, “Performans Oranı” önemlidir

Bu noktada, güneşin ısı değerleri ve ışık değerleri arasındaki fark önem taşıdığından ortaya “performans oranı” kavramı çıkıyor: “Sanılanın aksine, yaz mevsiminin en sıcak günleri bir GES için en verimli mevsim değildir. Örneğin, Konya’daki tesisin performansının en yüksek olduğu ay, 2013 yılının Mart ayıdır. En yüksek üretim değeri ise 2013 yılının Temmuz ayında sağlandı. Performans oranının en düşük olduğu ay ise yine Temmuz’dur… Enerji üretimi ısıya endeksli olsaydı tam tersi yaşanmalıydı. Oysa tesisin performansı tamamen ışınım miktarına bağlıdır. Performans oranını olumsuz yönde etkileyen en önemli parametre yüksek sıcaklıktır. Işınımın yüksek olduğu aylarda üretim miktarında artış olmasına rağmen sıcaklık yükseldikçe performans oranı da düşecektir.”

 

Tam 17 ay boyunca toplamda 470 bin Kw/saat elektrik üretmiş bir tesisin verileriyle, farazi olmayan rakamlar üzerinden konuşan Hayri Bali, yatırımcıyı uyarıyor: “GES yatırımları zaten 5-6 yılda kendini sübvanse ediyor. Bu süreçte sorunsuz çalışan, maksimum verimi alabilecekleri bir tesis kurmanın önemi çok büyük. Bunun yolu da doğru mühendislik hesaplamalarından, doğru ürünlerin kullanımından ve tecrübeyle sabit deneyimlere sahip firmalarla çalışmaktan geçiyor. Yatırımcı, tesisinde bir sorunla karşılaştığında karşısında bir muhatap bulabilmelidir.”


     

Hilton Garden Inn Türkiye'deki yeni otelini açtı
Kentsel yaşamın kabusları: Ses kirliliği ve gürültü
LC Waikiki mağaza müdürleri zirvede buluştu
Gazetecilik İçerik Fabrikası'nda yeniden şekilleniyor
  • ARAMA