Sektörel
12.11.2013 12:34

"Küresel Kalabalık Bizleriz, Bu Hepimizin Potansiyeli"

Boğaziçi Üniversitesi’nde 20 gün geçirerek İstanbul ve Türkiye üzerine çalışmalar yürüten Susan Buck Morss, kimlik siyasetinin artık bittiğini vurguladı.

Boğaziçi Üniversitesi, 150.yılı vesilesiyle başlattığı Boğaziçi Chronicles programı kapsamında saygın sanatçı, yazar ve düşünürleri ağırlamaya başladı. Eleştirel kuram, görsel kültür ve ekonomi politika alanlarında çalışan düşünür ve siyaset felsefecisi Susan Buck-Morss Boğaziçi Chronicles’ın ilk konuğu olarak 26 Ekim – 11 Kasım tarihleri arasında Tubini Evi’nde misafir edildi.

New York Şehir Üniversitesi, Lisansüstü Merkezi Seçkin Siyaset Felsefesi Profesörü Buck-Morss,  Boğaziçi Üniversitesi Albert Long Hall’de düzenlenen “Yerel-Aşırı Müşterekler” toplantısına ilham verdi. Prof. Dr. Mine Eder, Prof. Dr. Mahmut Mutman ve Prof. Dr. Şemsa Özar’ın “Akışlar ve Sınırlar”, Dr. Ceren Özselçuk, Dr. Seda Altuğ ve Ayşe Çavdar’ın ise “Demokrasiyi Yeniden Çağırmak” üzerine yaptıkları sunumlar, Buck-Morss’un önerdiği soruların oluşturduğu bağlamı yerel ve bölgesel koşullar üzerinden derinleştirdi.

Tartışma Toplantısı,  Susan Buck-Morss’un “Yerel-Aşırı Müşterekler ve Küresel Kalabalık” başlıklı sunumuyla son buldu. Sunumunun başında 2011-2013 arası tüm dünyadan toplumsal muhalefet, sosyal hareket ve kitlesel eylemleri belgeleyen imajlar gösteren Buck-Morss, sözlerine “Arap Baharından bu yana, küresel ortamda yeni bir politik güç ortaya çıktı. Buna küresel kalabalık diyebiliriz. Peki bu güç dost mu, düşman mı?” diye sorarak başladı. Neoliberalizmin ve otoriter kapitalizmin küresel ölçekteki etkilerine karşı beklenti ve tepkilerin tetiklediği bu kalabalıklar, Buck-Morss’a göre bizlerden başkası değil. Anonim, çok kültürlü, çok dilli, sosyal medyanın politik teknolojisine hakim bu küresel kalabalık, ulusal sınırlar ve kimlik siyasetleri üstü yeni bir kamusallık ve sivil toplum alanı açıyor.

Sözlerine “Kimlik siyaseti artık bitmiştir: Bu insanları bir araya getiren kimlikleri değil eylemleri ve karşı oldukları meselelerdir” diye devam eden Buck-Morss, küresel kalabalığı organları, ya da daha önemlisi derisi olmayan bir bedene, ulus-devletlerin hudutlarıyla sınırlanamayan bir siyasi oluşuma (güce) benzetti. Artık kitlesel iletişim çağından, iletişim halindeki kitlelere geçildiğini, bu kitlelerin küresel sermaye ve bireysellik ideolojisine duydukları tepkide birleşerek, yerel-aşırı siyasi bir güç oluşturduğunu ve demokrasi kavramını küresel ölçekte yeniden tanımlamaya giriştiğini vurguladı. Buck-Morss, ulusal sınırların ve bağlamların ötesinde, çok farklı insanların mücadelelerini birleştiren bu politik alanla, dünyanın neresinde ortaya çıkarsa çıksın bütünleşmek, dayanışmak ve özdeşleşmek gerektiğini söyleyerek konuşmasını tamamladı.


  

Doğalgazda Enerya dönemi
Teknosa İstanbul’da 61 mağazaya ulaştı
Tüpraş'ın dev projesi tamamlandı
BİTÜDER, Kentsel Dönüşüm Zirvesi'nde Su Yalıtımını Anlatacak
  • ARAMA